Karşılıksız Çek Suçlarında Sorumluluk

Karşılıksız çek düzenlenmesi suçuna ilişkin cezai yaptırım hükümleri 5941 sayılı Çek Kanununda yer almaktadır. Kanunun 5. maddesinde ” Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” başlığı altında çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren gerçek ve tüzel kişilere verilecek cezalar hükme bağlanmıştır. Bu kanundan önce uzun yıllar boyunca “karşılıksız çek keşide etmek” eylemi cezalandırılmakta iken artık “çek karşılığını hesapta bulundurmamak” suçun maddi unsuru haline gelmiştir.

Her iki düzenlemeye göre bu tip suçlar bir nevi şekli suç olup suçun oluşması için ayrıca manevi unsur, yani kast aranmaz. İbraz tarihinde çek karşılığının banka hesabında bulunmaması ve çekin arkasına karşılıksızdır kaşesi vurulması, suçun oluşması için yeterlidir. 

Bankanın çek üzerine “karşılıksızdır” dışında bir açıklama yazması durumunda suçun şekli unsuru oluşmadığından ceza kararı yerine beraat kararı verilebilir. Örneğin. çek sahibinin imzası bankanın imza sirkülerine uygun olmadığından “işlem yapılmamıştır” gibi bir açıklama yazılması halinde çekin ibraz tarihinde karşılıksız kaldığı ispat edilemeyecektir. Şikayetten sonra çek bedelinin ödenmesi veya müşteki tarafın şikayetten vazgeçmesi halinde “ceza verilmesine yer olmadığı”na, davanın şikayetçi tarafından takip edilmemesi halinde “davanın düşmesine”, yetkisiz veya görevsiz mahkemeye şikayet halinde ise “davanın reddine” karar verilecektir.

Karşılıksız çeki elinde bulunduran hamilin şikayeti üzerine öncelikle koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Eğer bu yönde zaten önceden verilmiş bir karar varsa yasağın devamına karar verilmesi gerekmektedir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır.

Suç faili neye göre belirlenir?

Yasaya göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, yani çek hesabı sahibi suç failidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması halinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler suçun failidir. Eski yasal düzenlemeden farklı olarak çeki düzenleyen (imza eden) kişinin kim olduğuna değil çek karşılığını hesapta bulundurmakla yükümlü olan kişinin kim olduğuna göre fail belirlenmektedir. Bu haliyle yasa büyük mağduriyetlere yol açma kapasitesine sahiptir. Büyük şirketlerde CFO olarak da adlandırılan Mali İşler Müdürü pozisyonundaki beyaz yakalı şirket çalışanları büyük risk altındadır.

Çek hesabı sahibinin gerçek kişi olması yani karşılıksız kalan çekin piyasada bilinen adıyla şahıs çeki olması halinde faili tayin etmek kolay olsa da tüzel kişiliğe sahip şirketlerde failin araştırılarak bulunması gerekmektedir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması, yani suça konu çekin şirket çeki olması halinde suç faili yasaya göre, “tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler“dir. 

Bu yasal düzenlemeye göre çek sahibi şirketin Anonim Şirket olması halinde Yönetim Kurulu üyeleri, Limited Şirket olması halinde şirket müdürü suçun faili olarak cezai sorumluluk altındadır. Ancak çek sahibi şirketin yönetim organında iş bölümü yapılarak bir veya birden fazla kişi şirketin mali işlerini yürütmekle yükümlü kılınmışsa (örn. büyük şirketlerdeki İç Yönerge uygulamalarında olduğu gibi) bu kişiler yargılanıp ceza alacaklardır.

Karşılıksız Çek Keşide Etme Suçunun Cezası Nasıl Belirlenir?

Yasa her bir çek için binbeşyüz güne kadar adli para cezası öngörmüştür. Cezanın alt sınırı ise çekin karşılıksız kalan kısmına göre belirlenecektir. Ancak, yasa gereği hükmedilecek adli para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağı için çekin karşılıksız kalan kısmı kadar Adli Para Cezasına hükmedilecektir. Kararda bir güne karşılık gelen (örneğin: 100.-TL) para cezası  tutarı da yazılır. Eğer birden fazla karşılıksız çek söz konusu ise her bir çek için ayrı ayrı ceza belirlenir. 

Aşağıdaki link üzerinden örnek bir Mahkeme Kararını inceleyebilirsiniz:

ÖrnekKarşılıksızÇekCezasıKararı

Şikayet nereye ve nasıl yapılır?

Karşılıksız çek şikayeti, çekin ibraz edildiği yer, çek hesabının bulunduğu yer, çek sahibinin ikametgahı veya çek hamilinin ikametgahının bulunduğu herhangi bir yerdeki İcra Ceza Mahkemesine yapılır. Şikayette “şirket yetkilisi” gibi muğlak bir ifade yerine ticaret sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi veya kişilerin mutlaka ismen belirtilmesi gerekir. Çek bilgilerinin şikayet dilekçesine yazılması ve çek fotokopisinin eklenmesi yeterlidir. İcra ceza mahkemelerinde geçerli olan yargılama usulü gereği şikayetçinin kendisi veya icra avukatı duruşmaya katılmadığı takdirde dava düşecektir!

Karşılıksız Çek Suçlarında Yargılama Usulü

5941 sayılı Kanun md. 5/1 son cümle hükmüne göre ” Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikayetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.

Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” Buna göre çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin İcra Ceza Mahkemesi Kararlarına karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde  itiraz edilmelidir. Tebdir kararını veren Mahkeme itirazı incelemesi için numara olarak kendisini izleyen İcra Ceza Mahkemesine, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye ceza mahkemesine, icra mahkemesi hâkimi ile asliye ceza mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye ceza mahkemesine  gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.

İcra Ceza Mahkemesi tensiple birlikte sanıklara duruşma davetiyesi tebliğ ederek ilgili Banka ve Ticaret Sicil Müdürlüklerine bilgi talepli müzekkere yollar. Çekin karşılıksız kaldığının, karşılıksız kalan tutarın ve çek karşılığını banka hesabında bulundurmakla yükümlü gerçek kişi veya kişilerin duraksamaya yer olmayacak şekilde tespitinden sonra hüküm kurulur. 

Mahkumiyet halinde sanıklar, beraat veya düşme gibi bir karar verilmesi halinde müşteki taraf, 7 (yedi) gün içinde kararı veren Mahkemeye veya en yakın İcra Ceza Mahkemesine muhabere yoluyla  İstinaf Dilekçesi verebilir. Yedi günlük İstinaf başvurusu süresi; tarafların katıldığı duruşmada yüze karşı karar verilmiş ise tefhim, gıyapta verilmiş ise kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlar. İstinaf talepli dilekçe dava dosyası ile birlikte incelenmek üzere bağlı olunan Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. 

Karşılıksız Çek Suçlarının İnfazı

İstinaf başvurusunu inceleyen Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili Dairesi, mahkumiyete ilişkin karar aleyhindeki istinaf başvurusunu reddettiği takdirde bu karar kesinleşerek infaza verilir. (Adli para cezalarına ilişkin Bölge Adliye Mahkeme kararlarına karşı Yargıtay’da Temyiz yolu kapalıdır.)

İcra Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararında, hükmedilen Adli Para Cezası tutarının veya taksit uygulanmış ise bu taksitlerden birinin ödenmemesi halinde, hem ödenmeyen kısmın tahsil edileceği hem de ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği yazılıdır. Bu ihtarat karar duruşmasında hazır olan sanık için duruşma tarihinden, gıyapta verilen kararlarda ise kararın tebliğinden itibaren hüküm doğurur. 

Mahkumiyet kararında beher gün karşılığı gösterilen para cezası İnfaz Savcılığının tebligatına rağmen ödenmezse, ödenmeyen tutar hapis cezasına çevrilerek infaz edilecektir. Örneğin, günlüğü 100.TL üzerinden 180.000.- TL adli para cezası ödenmediği takdirde 1.800 gün hapis cezası uygulanacaktır. İnfaz hukukuna göre tek bir çekle ilgili olarak azami 3 yıl süreyle hapis (özgürlüğü bağlayıcı ceza) süresi sınırı olduğundan 1.095 gün sonra tahliye söz konusu olur. Ancak birden fazla çekle ilgili ceza alınmış ise bu süre yine azami olarak 5 yılla sınırlandırılmış olduğundan tüm karşılıksız çek suçlarıyla ilgili olarak en fazla 1.825 güne hapis cezası uygulanacaktır.