Arsa Payının Düzeltilmesi Davası

Giriş Özellikle kentsel dönüşüm kapsamında yıkılarak yeniden yapılması gereken binalarda arsa paylarının yeniden düzenlenerek bağımsız bölümlere özgülenmesi, hem kat malikleri hem de kat irtifakı sahiplerinin yıkımdan sonra yasa gereği paylı mülkiyete dönecek olan ana taşınmaz üzerindeki yasal hak ve sorumlulukları yönünden büyük önem arz etmektedir. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük metropollerdeki 30 yaşından büyük binaların büyük çoğunluğunda arsa payları dairelerin gerçek değerlerine göre orantısız olarak tapuda kayıtlıdır. Kat irtifaklı veya kat mülkiyetli taşınmazların niteliği (konut-işyeri), konumu (ön cephe-arka cephe), yüzölçümü (kullanılan metrekare) gibi kriterlere göre belirlenmesi gereken arsa payları çoğu kez müteahhitler lehine ve arsa sahiplerinin aleyhine olacak şekilde orantısız olarak tapuya tescil edilmiştir. Yıkım kararı alınan ve hatta yıkılan çok sayıda taşınmazla ilgili olarak arsa paylarına ilişkin hatalı tescilden...

Detaylar

Anlaşmalı Boşanma Hakkında Merak Edilenler

Anlaşmalı boşanma avukat ücreti ne kadar? Anlaşmalı boşanma davalarında asgari avukatlık ücreti  5.000-TL olup, üzerinde anlaşılan maddi - manevi tazminat gibi alacak kalemlerine göre bu rakam değişebilmektedir. Anlaşmalı boşanma nasıl olur? Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer? Anlaşmalı boşanma davası,evlilikleri en az 1 yıl sürmüş çiftlerin bir avukat rehberliğinde bir araya gelip detaylı bir şekilde protokolü hazırlamalarının ardından bu protokol ile mahkemeye başvurulması şeklinde gerçekleşir. Tarafların duruşmaya bizzat katılmaları ve protokol üzerinde anlaştıklarını, boşanmalarına karar verilmesini istediklerini hakime sözlü olarak da beyan etmeleri gerekmektedir. Bunun üzerine hakim, velayete ilişkin hususlarda çocuğun üstün yararına aykırı bir durum görmezse protokol doğrultusunda hüküm kurar, gerekçeli karar yazılır. Bu şekilde tek celsede boşanmak mümkündür ancak mahkemelerin iş yükü vs. hesaba katıldığında başvuru yapılan mahkemenin...

Detaylar

İştirak Nafakası Davası Nedir?

İştirak nafakası, boşanma durumunda velayeti alan ebeveyn için karşı taraftan talep edilen bir nafaka çeşididir. Bu nafaka tarafların talebi olmaksızın hakim tarafından verilen hükümler ile de ibraz edilmektedir. İştirak nafakası için ergin olmayan çocuklar göz önüne alınmakta ve eşlerin boşanma davası sürecindeki kusurları dikkate alınmamaktadır. Mahkeme tarafından başta tedbir nafakası olarak belirlenen ödeme daha sonrasında iştirak nafakasına çevrilmektedir. İştirak nafakasının isimlendirilmesi tarafların boşanma ya da ayrılık kararlarının kesin olarak ibraz edilmesinden sonra yapılmaktadır. Velayet sahibine nafaka bağlanması ile yetişkin olmayan çocuğun temel giderlerinin karşılanması amaçlanmaktadır. Temel giderler ise; sağlık, barınma, eğitim ve buna benzer harcamalar olarak sıralanmaktadır. Nafaka miktarı ise ödeyen ebeveynin mali gücü göz önüne alınarak belirlenmektedir. İştirak nafakaları Türk Medeni Kanunu kapsamında Aile Mahkemeleri’nin görev sınıfına dahil olmaktadır....

Detaylar

İptal Ve Tenkis Davaları – Miras Sözleşmesinden Doğan Davalar

22.11.2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Miras Hukuku” başlıklı Üçüncü Kitabının İkinci Bölümünde "Ölüme Bağlı Tasarruflar" başlığı altındaki Altıncı ve Yedinci Ayırımda İptal ve Tenkis Davaları ile Miras Sözleşmesinden Doğan Davalarla ilgili hükümler yer almaktadır: ÖLÜME BAĞLI TASARRUFLARIN İPTALİ VE TENKİSİ A. İptal davası I. Sebepleri Kanun, ölüme bağlı tasarruf olarak adlandırılan vasiyet ve miras sözleşmelerinin iptali için aşağıdaki dört sebebi saymıştır. Bu nedenlerden birine dayanarak iptal davası açılabilir: Tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada, örneğin akli melekelerin yerinde olmadığı, bunama, demans gibi doğru düşünme ve karar verme yeteneğini olumsuz etkileyen hastalıkların etkisi altında yapılmışsa, Yanılma, yanıltma, aldatma, korkutma veya zorlama gibi iradeyi etkileyen nedenlerle yapılmışsa, Vasiyetin veya miras sözleşmesinin içeriği, tabi olduğu koşullar veya taraflara yüklediği edimler hukuka...

Detaylar

Vasiyetname / Miras Sözleşmesi Çeşitleri ve Şekilleri – Ehliyet – Saklı Pay

22.11.2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Üçüncü Kitabı "Miras Hukuku" başlığını taşır. Mirasçılar başlıklı Birinci Kısımın İkinci Bölümünde Ölüme Bağlı Tasarruflarda (Vasiyetname - Miras Sözleşmesi) Tasarruf Ehliyeti, Tasarruf Özgürlüğü, Ölüme Bağlı Tasarrufların Çeşitleri ve Şekilleri, Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi ile İptal ve Tenkis hükümleri açıklanmaktadır. TASARRUF EHLİYETİ A. Ehliyet I. Vasiyette Onbeş yaşını doldurmuş, aklı başında herkes vasiyette bulunabilir. II. Miras sözleşmesinde Miras sözleşmesi yapabilmek için ise 18 yaşını doldurmuş olmak ve hakkında kısıtlılık kararı (vesayet gibi) olmaması gerekir. B. İrade sakatlığı Miras bırakan kişinin yanılma (hata), aldatma (hile), korkutma (ikrah) veya zorlama (cebir-tehdit) etkisi altında yaptığı vasiyet veya miras sözleşmesi geçersizdir. Ancak, bu geçersizliğin öğrenildiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulunduğu andan itibaren bir yıl içinde...

Detaylar

Mirasçılık ve Miras Payları

22.11.2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Üçüncü Kitabı "Miras Hukuku" başlığını taşır. Mirasçılar başlıklı Birinci Kısımın Birinci Bölümünde Yasal Miras Hakkı sahipleri sayılarak kimlerin mirasçı olabileceği ve miras payları gösterilmiştir. Yasal Mirasçılar: İlk sıradaki yasal mirasçılar kan hısımları dediğimiz, çocuklar, anne - baba, büyük anne - büyük babadır. Diğer mirasçılar ise eğer varsa sağ kalan eş ve evlatlıktır.  Bunların hiçbiri yoksa tek mirasçı devlettir. A. Kan hısımları I. Altsoy Miras öncelikle aşağı doğru alt soy dediğimiz birinci derece mirasçılara, yani çocuklara geçer. Her çocuğun payı eşittir. Miras bırakan kişinin kendisinden önce vefat eden çocukları varsa onların payını, eğer varsa kendi çocukları alır. II. Ana ve baba Çocuğu olmayan miras bırakanın ana ve babası eşit olarak mirasçıdırlar. Anne veya...

Detaylar

Soybağının (Nesebin) Reddi – Babalık Davası

Soybağının veya nesebin reddi davası baba veya çocuk tarafından babalık karinesinin iptali için açılmaktadır. Bu davalar anne ve çocuk ya da anne ve babaya karşı açılabilmektedir. Davaya başvurulma sebebi ise nüfusta baba olarak kayıtlı kişinin çocuğun gerçek babası olmadığı iddiasıdır. Baba ve çocuk arasındaki yasal bağ soybağının reddi ya da babalık davası ile iptal edilebilmektedir. Soybağının Reddi Davasında Görevli Mahkemeler Soybağının (nesebin) reddi davasında yetkili kurum Aile Mahkemeleri’dir.  Burada tarafların herhangi birinin ikamet ettiği, yerleşim yeri mahkemesi soybağının reddine bakabilmektedir. Yine çocuğun doğum yerindeki ilgili makamlar da bu davanın kabulünü yapmaktadır. Soybağının Reddi Davasında Kabul Edilen İspat Vasıtaları  Soybağının reddi davasının seyri çocuğun evlilik içinde doğup doğmadığına bakılarak değişmektedir. Burada evliliğin 6. ayından sonra dünyaya gelen bebekler, evlilik içerisinde sayılmaktadır....

Detaylar

Nafaka Davası Ve Nafaka Çeşitleri

Nafaka, Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde, "Geçinmek için gerekli olan şeylerin bütünü, geçimlik" şeklinde tanımlanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda dört çeşit nafaka düzenlenmiştir. Bunlar; - Tedbir Nafakası - İştirak Nafakası, - Yoksulluk Nafakası ve - Yardım Nafakası'dır. Tedbir Nafakası Boşanma davasının açılmasından önce veya açılmasından sonra herhangi bir eşin veya ergin durumda bulunmayan çocukların geçinebilmesini sağlayacak bir tutar üzerinde hükmedilen bir nafaka türüdür. Boşanma davası kesinleşmeden önce açılan tedbir nafakası davasında, mahkeme, yeni bir karara varana kadar devam eder. Bu doğrultuda verilen bir karar koşulların değişmesi ile eşlerden birinin açacağı uyarlama davası ile mahkeme tarafından nafaka tutarı artırılabilir, azaltılabilir veya tamamen ortadan kaldırılabilir. Boşanma davası kesinleştikten sonra ise tedbir nafakası tamamen ortadan kalkabileceği gibi yoksulluk ve iştirak nafakası şeklinde de...

Detaylar

Velayet Davası Ve Velayetin Değiştirilmesi / İptali

Velayet Davası Nedir?  Reşit olmayan bir çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Herhangi yasal bir sebep olmadıkça velayet, anadan ve babadan alınamaz. Hâkim, bir vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanmış ergin çocuklar da; ananın, babanın velayeti altında olurlar. Velayet davası; çocuğun velayeti kendisinde olmayan eşin, öbür eşe karşı açtığı bir aile hukuku davasıdır. Velayet davaları, her zaman aile mahkemesinde açılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’na göre velayet; çocukların bakım, eğitim, öğretim, korunma ile temsil görevlerini kapsar. Ana ve babanın hak ve ödevleri; çocuklarına bakmak, gözetmek, yaşamsal ihtiyaçları sağlamak; yetiştirilmelerini ve eğitim ihtiyaçlarını yerine getirmektir. Dürüst, kötü alışkanlıklardan uzak, ahlâk sahibi, çalışkan ve bilinçli bir insan olarak yetiştirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Velayetin kaldırılması ile değiştirilmesi şartları gerçekleşmedikçe, ananın ve babanın velayet görevlerine müdahale olunamaz. Boşanma durumunda...

Detaylar

İsim Değiştirme Veya Soyadı Değişikliğinin Hukuki Niteliği

Kişi varlığı hakkı kapsamında isim ya da soyadı değiştirme başvurusunda bulunulabilmektedir. Toplum içinde ve yasal işlemlerde kullanılması sebebi ile de bu değişiklik bazı prosedürlere tabii tutulmaktadır. Öncelikle bu davanın açılmasında haklı bir sebep aranmaktadır. İsim ve soyadı değiştirme davaları oldukça hızlı ilerleyen bir süreci kapsamaktadır. Davanın açılması ve seyri için gerekli işlemler doğru yapıldığı taktirde dava birkaç celsede sonuçlanmaktadır. Buna göre, dava sonucu en geç ikinci celsede ilam edilmektedir. Bu da 3 ay ile 5 ay arasında geçen bir mahkeme sürecini kapsamaktadır. Davanın Açılması İçin Kabul Gören Sebepler Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca isim ve soyadı değişim davası haklı sebeplere dayandırılarak açılmak zorundadır. Burada mahkeme tarafınca kabul görünene haklı dava sebepleri ise oldukça geniş bir yelpazeyi barındırmaktadır. Kişinin ruhsal...

Detaylar