Vergi Mahkemesi Ne Demektir?

Devletin ve yerel yönetimlerin kamu hizmetlerinde harcanması şartıyla, doğrudan veya dolaylı yoldan vatandaşlardan ve kurumlardan topladığı paraya vergi denir. Devletin topladığı vergi ve cezalara ilişkin olarak açılan iptal veya tam yargı davalarına bakmakla görevli idari mahkemeler İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince vergi mahkemesi olarak isimlendirirler. Vergi mahkemeleri ilk derece mahkemedir. Vergi mahkemesi kanunda açıkça yetki verilmediği sürece idari davalara bakamaz. Vergi mahkemeleri 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri, Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun ile teşkil edilmiştir. Mahkemelerin bölgesel anlamda sorumluluk alanını Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler Vergi mahkemelerin almış olduğu kararların istinaf mahkemesi Bölge İdare Mahkemesi, temyiz mahkemesi ise Danıştay’dır. Vergi Mahkemeleri Hangi Davalara Bakar? Vergi mahkemesi görevi nedir? Diye soracak olursak, vergi mahkemesi görevi vergi,...

Detaylar

Konkordato Nedir? Şartları (2018 Değişikliğiyle)

Konkordato Nedir, Hangi Şartlarda İlan Edilir?

Konkordato; bir şirket / kooperatifin mevcut borçlarını ödeyemeyecek duruma gelmesi sonrasında bunu ilan ederek bir kısım borçlarından kurtularak alacaklıların alacaklarını belirlenen bir plan dahilinde tahsil edebilmeleri için kendi aralarında bir anlaşma yapmalarıdır. Tüm bu işlemler konkordato müessesesi içerisinde yapılandırılır. Konkordato Şartları Nelerdir? Yeni düzenleme ile birlikte konkordato en çok alacaklıların insafına kalacaktır. Konkordato talebinde bulunan borçlu şirketin alacaklıları süreci başından sonuna kadar takip ettiği takdirde diğer alacaklılara nazaran daha avantajlı bir konum elde edebilirler. 7101 Nolu İcra ve İflas Kanunu 2018* 15 Mart 2018 Perşembe  - RESMİ GAZETE - Sayı : 30361 İCRA VE İFLÂS KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN Kanun No. 7101                                                                                                           Kabul Tarihi: 28/2/2018 MADDE 1- 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun...

Detaylar

Vergi Ve İdare Hukuku Davalarının İçerikleri

Vergi ve idare hukuku sahip oldukları ve işledikleri alanlara göre bir birinden ayrı iki hukuk alanıdır. Her ikisi de taraflarından biri kamu olan dava konularıyla ilgilenmektedir. Fakat bir birlerinden ayırt edici belirgin özellikleri bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi, vergi hukuku ekonomik konuları işlemektedir, idare hukuku ise idarenin kuruluşunu, işleyişini ve eylemlerini içerisinde bulundurmaktadır. Kamu idareleri ve eylem biçimleriyle ilgili açılan davalarda uyuşmazlıkların yaşanmasının en büyük sebebi, bu konu hakkında yetersiz bilgi sahibi olmaktır. Vergi Hukuku Nedir? Vergi hukukunun amacı, devletin vergi tahsilatı gibi bizzat kendisiyle ilgili konuları hukuki mercek altında incelemesidir. Verginin ve vergi hukukunun temelinde vergiyi ortaya çıkaran olay, yani gelir ve kazanç vardır. Bundan sonra, tarh, tebliğ ve tahsil gibi aşamalar uygulanmaya başlar. Verginin tarhı (yani tarhiyat), vergi ödemesinin...

Detaylar

Arsa Payının Düzeltilmesi Davası

Giriş Özellikle kentsel dönüşüm kapsamında yıkılarak yeniden yapılması gereken binalarda arsa paylarının yeniden düzenlenerek bağımsız bölümlere özgülenmesi, hem kat malikleri hem de kat irtifakı sahiplerinin yıkımdan sonra yasa gereği paylı mülkiyete dönecek olan ana taşınmaz üzerindeki yasal hak ve sorumlulukları yönünden büyük önem arz etmektedir. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük metropollerdeki 30 yaşından büyük binaların büyük çoğunluğunda arsa payları dairelerin gerçek değerlerine göre orantısız olarak tapuda kayıtlıdır. Kat irtifaklı veya kat mülkiyetli taşınmazların niteliği (konut-işyeri), konumu (ön cephe-arka cephe), yüzölçümü (kullanılan metrekare) gibi kriterlere göre belirlenmesi gereken arsa payları çoğu kez müteahhitler lehine ve arsa sahiplerinin aleyhine olacak şekilde orantısız olarak tapuya tescil edilmiştir. Yıkım kararı alınan ve hatta yıkılan çok sayıda taşınmazla ilgili olarak arsa paylarına ilişkin hatalı tescilden...

Detaylar

Anlaşmalı Boşanma Hakkında Merak Edilenler

Anlaşmalı boşanma avukat ücreti ne kadar? Anlaşmalı boşanma davalarında asgari avukatlık ücreti  5.000-TL olup, üzerinde anlaşılan maddi - manevi tazminat gibi alacak kalemlerine göre bu rakam değişebilmektedir. Anlaşmalı boşanma nasıl olur? Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer? Anlaşmalı boşanma davası,evlilikleri en az 1 yıl sürmüş çiftlerin bir avukat rehberliğinde bir araya gelip detaylı bir şekilde protokolü hazırlamalarının ardından bu protokol ile mahkemeye başvurulması şeklinde gerçekleşir. Tarafların duruşmaya bizzat katılmaları ve protokol üzerinde anlaştıklarını, boşanmalarına karar verilmesini istediklerini hakime sözlü olarak da beyan etmeleri gerekmektedir. Bunun üzerine hakim, velayete ilişkin hususlarda çocuğun üstün yararına aykırı bir durum görmezse protokol doğrultusunda hüküm kurar, gerekçeli karar yazılır. Bu şekilde tek celsede boşanmak mümkündür ancak mahkemelerin iş yükü vs. hesaba katıldığında başvuru yapılan mahkemenin...

Detaylar

KGF Kredi Borçlarında Yeniden Yapılandırma İmkanı

30.09.2019 tarihi itibariyle 711.928 ticari işletmenin kullandığı 340 milyarı hazine destekli 390 milyarı aşan kredi tutarına ilişkin olarak 10.10.2018 tarih ve 162 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri gereği banka ve finans kurumlarının yeniden yapılandırma imkanı tanımadan kredi tazmin talebinde bulunamayacağı hükme bağlanmıştır. Kararnamenin 2. maddesiyle KREDİ GARANTİ KURUMLARINA SAĞLANAN HAZİNE DESTEĞİNE İLİŞKİN BAKANLAR KURULU KARARI'nın 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Kredi veren tarafından tazmin talebinde bulunulmadan önce, yararlanıcıya Kararın 4 üncü maddesi ile hüküm altına alınan yapılandırma kapsamında veya 15/8/2018 tarihli ve 30510 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılandırma imkanı tanınmış olması gerekir.” Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelik-(15/08/2018) Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmelik-(12/09/2019)...

Detaylar

Tasarrufun İptali ve Muvazaa Davaları Arasındaki Farklar

İcra ve İflas Kanununun 277 vd. maddeleri ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 24. maddesine göre açılan İptal davaları ile Borçlar Kanununun 19. Maddesi hükmüne göre açılan Muvazaa Nedenine dayalı Tapu İptal ve Tescil Davaları birbirinden farklıdır. Uygulamada sıklıkla bu iki tip davanın birbirine karıştırıldığı görülmektedir. Oysa ki bu iki dava türünün koşulları, nitelikleri, hüküm ve sonuçları çok farklıdır. İcra ve İflas Kanununun 277 vd. maddelerinde düzenlenen “Tasarrufun İptali Davaları” ile Borçlar Kanununun 19. Maddesine (Eski Borçlar Kanunu Madde 18) göre açılan Muvazaaya Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davaları arasındaki farklılıklar aşağıdaki şekilde sıralanabilir: Muvazaa davası geçersiz sözleşmelere karşı açıldığı halde İcra İflas Kanununun 277. ve devamı, 6183 sayılı Kanunun 24. maddesine göre açılan davalara konu sözleşmeler...

Detaylar

Hacizde İstihkak İddiası

HACİZDE İSTİHKAK (ÜSTÜN HAK SAHİBİ OLMA) İDDİASI (İcra ve İflas Kanunu 96-99) İçindekiler İlgili Mevzuat. Açıklama. Görevli Mahkeme. Yetkili Mahkeme. Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar. İstihkak İddiası Dilekçe Örneği. İlgili İçtihatlar. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu Kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları Yargıtay Özel Daire Kararları İSTİHKAK İDDİASI İlgili Mevzuat İCRA VE İFLAS YASASI İstihkak iddiasına itiraz: A - Borçlunun zilyetliği: 1 – Hazırlık safhası: Madde 96 – (Değişik: 18/2/1965-538/53 md.) Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehini olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir. İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek...

Detaylar

Tasarrufun İptali Davası

İcra ve İflas Kanunu'nun 277. ve devamı maddelerinde düzenlenen ve Tasarrufun iptali davası olarak adlandırılan davalarda icra takibi yoluyla borçludan alacağını tamamen veya kısmen tahsil edemeyen alacaklı (çoğu kez bir banka veya finans kurumu), borçlunun son 5 yıl içerisinde üçüncü kişilere devrettiği gayrimenkul veya menkul mallara ilişkin tasarrufların (satış veya bağışlama gibi) mal kaçırma amacıyla yapılmış olduğu ve iptal edilmesi gerektiği iddiasıyla, borçluya ve malı devralan üçüncü kişiye karşı birlikte açtığı bir dava türüdür. Tasarrufun iptali davası, borçlu tarafından alacaklısını zarara uğratmak kastıyla gerçekleştirilen tasarruftan zarar gören alacaklının, borçlunun mal varlığından çıkarmış olduğu, mal ve hakların veya bunların yerine geçen kıymetlerin, tekrar borçlunun mal varlığına geçmesini sağlamak ve bu yolla alacağını elde etmek amacıyla açtığı davadır. Dava dilekçesinde davacının alacak...

Detaylar

İştirak Nafakası Davası Nedir?

İştirak nafakası, boşanma durumunda velayeti alan ebeveyn için karşı taraftan talep edilen bir nafaka çeşididir. Bu nafaka tarafların talebi olmaksızın hakim tarafından verilen hükümler ile de ibraz edilmektedir. İştirak nafakası için ergin olmayan çocuklar göz önüne alınmakta ve eşlerin boşanma davası sürecindeki kusurları dikkate alınmamaktadır. Mahkeme tarafından başta tedbir nafakası olarak belirlenen ödeme daha sonrasında iştirak nafakasına çevrilmektedir. İştirak nafakasının isimlendirilmesi tarafların boşanma ya da ayrılık kararlarının kesin olarak ibraz edilmesinden sonra yapılmaktadır. Velayet sahibine nafaka bağlanması ile yetişkin olmayan çocuğun temel giderlerinin karşılanması amaçlanmaktadır. Temel giderler ise; sağlık, barınma, eğitim ve buna benzer harcamalar olarak sıralanmaktadır. Nafaka miktarı ise ödeyen ebeveynin mali gücü göz önüne alınarak belirlenmektedir. İştirak nafakaları Türk Medeni Kanunu kapsamında Aile Mahkemeleri’nin görev sınıfına dahil olmaktadır....

Detaylar