Konkordato Çeşitleri

Konkordato Türleri Hakkında Bilgi

Konkordato müessesi İcra İflas Kanunu'nda md.285 vd. hükümlerine göre "Adi Konkordato", md. 309 vd. hükümlerine göre "İflastan Sonra Konkordato" ve "Malvarlığının Terki Suretiyle" olarak üç başlık altında düzenlenmiştir. Öğretide adi konkordato İflas Dışı Konkordato ve İflas İçi Konkordato olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu iki türü birbirinden ayırd eden temel özellik ise birinde iflas süreci başlamadan borçlu veya alacaklıların talebi ile konkordato başlarken diğerinde iflas açıldıktan sonra iflası önlemek üzere (iflasın yerine geçerek iflası önleme amacıyla) borçlu tarafından konkordato teklif edilmesi söz konusudur. Kanun alacaklıların talebi ile konkordato imkanı tanıyor olsa da yargılama sürecinde gerekli bilgi ve belgelerin yine de borçlu tarafından mahkemeye sunulması gerektiğinden  bu yöntem pratikte hayat bulamamaktadır. Bu ve buna benzer pratik nedenlerle uygulamada Adi (İflas Dışı Konkordato) ağırlıklı olarak...

Detaylar

Konkordato Başvurusuna Eklenecek Belgeler

Konkordato başvurusuna eklenecek belgeler İ.İ.K. md. 286'da sayılmaktadır. Buna göre; 1- Konkordato ön projesi. 2- Borçlunun malvarlığının durumunu gösteren, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler. 3- Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste. 4- Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo. 5- Bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlancak olan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren finansal analiz raporları ile dayanakları. 6- Son olarak, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer her türlü belge ve kayıtlar. Yukarıda sayılan belgeler konkordato talepli dava dilekçesinin ekinde sunulmak üzere önceden hazırlanmış olmalıdır.

Detaylar

Konkordato Başvurusu Nedir?

Şartlar, Süreler, Harcı, Dilekçesi

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine borçlarını ödemede güçlük yaşayan ve haciz tehdidi altında olan ve konkordato talebinde bulunmak isteyen kişi veya kuruluşlar ikametlerinin veya ticari merkezlerinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak konkordato ön projesini, malvarlığının durumunu gösterir belgeleri, alacaklılar listesini (alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösterecek şekilde), konkordato/iflas karşılaştırma tablosu ve son olarak  finansal analiz raporlarını sunarlar. Başvuru sırasında mahkemeye sunulan projede borçların hangi koşullarda ödenebileceği, konkordato talebi kabul edilmediği takdirde doğacak olumsuz sonuçlar mali tablo ve bilanço verilerine dayalı olarak aktarılıp izah edilir. Eksik belge ve bilgi bulunmadığı takdirde görevli ve yetkili Ticaret Mahkemesi talebi inceleyerek öncelikle geçici mühlet kararı verir. Geçici mühlet kararı ile birlikte konkordato tüm hüküm ve sonuçlarını doğurmaya başlar. Geçici ve kesin mühlet süreleri...

Detaylar

Konkordato Nedir? Kimler Başvurabilir?

Konkordatoya kimler başvurabilir?

Konkordato, iflas önleyici yasal bir araçtır. İcra ve İflas Kanunu'muzun 285. maddesi hükmüne göre vadesi gelmiş borçlarını ödeyemeyen veya henüz vadesi gelmemiş borçlarını ödeyemeyeceğini düşünen borçlular iflastan kurtulma maksadıyla Ticaret Mahkemesine müracaat ederek KONKORDATO talep edebilir. Döviz kurlarında dalgalanma veya ani yükseliş nedeniyle döviz cinsinden borçlarını ödeme güçlüğü yaşayan veya maliyetleri artan kişi ve kuruluşlar konkordato yoluyla borçlarının ötelenmesi, borç tutarında belirli oran veya rakam üzerinden indirim yapılması, vadelerinin uzatılması veya bölünmesi halinde borçlarını ödeyebileceğini düşünüyorsa konkordato talep edebilir. Konkordato teklif eden borçlu, adi konkordato hükümlerine göre kendisine mühlet (süre) verilmesini veya borçtan tenzilat (indirim) yapılmasını aksi takdirde borcunu ödeyemeyeceğini ve hatta iflas edebileceğini deklare etmiş olur. Özellikle iflasa tabi borçlular (Şirketler ve tacirler) herhangi bir borç nedeniyle kendilerine iflas...

Detaylar

Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının İptali

Dava, Dilekçe, Süre ve Nisapları

ANONİM ŞİRKET GENEL KURUL KARARLARININ İPTALİ: Yeni Türk Ticaret Kanunu'na göre Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının iptali davalarına ilişkin temel norm TTK md. 445'te "Genel Kurul Kararlarının iptali" başlığı altında düzenlenmiş olup ilk alt başlıkta "İptal nedenleri" sayılmıştır. iPTALİ İSTENEBİLECEK "A.Ş. GENEL KURUL KARARLARI": "... kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası" açma hakkına sahiptir. TTK md. 446'da ise "İptal davası açabilecek kişiler" alt başlığı altında iptal davası açabilecek kişiler ve davacı olabilme koşulları açıklanmıştır. ANONİM ŞİRKET GENEL KURUL KARARLARININ İPTALİNİ KİMLER İSTEYEBİLİR: "a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,...

Detaylar

Yurtdışı Boşanma Kararı

Yurtdışı boşanma kararlarının (yurtdışında alınan yabancı mahkeme kararlarının) Türkiye'de tanınması, yani resmi kayıtlara geçmesi için dava açılması gerekmektedir: Yurtdışındaki yabancı bir mahkemenin vermiş olduğu kararların içeriğinde icra edilmesi gereken bir husus bulunmadığı halde karar içeriğinin Türkiye'de tanınması ihtiyacı nedeniyle açılan dava türüdür. En yaygın örneği yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının yabancı ülkede boşandığı halde Türkiye'de halen kayıtlarda evli olarak görünmesi nedeniyle Yabancı Boşanma İlamının tanınması talepli davadır. YURTDIŞINDA BOŞANDIM, TÜRKİYEDE TEKRAR BOŞANMAM GEREKİR Mİ? Bir Türk vatandaşı başka bir Türk vatandaşı ile veya bir yabancı ile Türkiye'de evlendiği halde birlikte yaşadıkları yabancı ülkede, o ülke hukukuna göre başvurdukları mahkeme tarafından boşanmalarına karar verildiğinde ikamet ettikleri yabancı ülke hukukuna göre boşanmış Türkiye'de ise halen evli görünmektedir. Çoğu kez yeniden evlenmek için evlendirme dairesine yapılan...

Detaylar

Mirasçılık belgesinin iptali davası

Mirasçılık belgesinin iptali davası nedir? Mirasçılık belgesinde tüm mirasçılar ve miras hisseleri tam ve doğru olarak gösterilmemişse, örneğin mirasa hak kazanmayan bir kişi varis olarak gösterilmiş veya tam tersine yasal varislerden biri mirasçı olarak gösterilmemiş veya miras payı hatalı olarak yanlış gösterilmiş ise açılan dava türüdür. Eski adıyla veraset ilamı olarak da bilinen mirasçılık belgesi, vefat eden kişinin arkasında bıraktığı eşi, çocukları, ana, baba veya kardeşlerinden herhangi biri tarafından istenildiği takdirde Noter veya Sulh Hukuk Mahkemesince düzenlenir. Bu belgede yasal mirasçıların kimlik bilgileri, vefat edenle olan akrabalık dereceleri ve Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre miras hisseleri yazılır. Mirasçılık belgesinin iptali davası ile ne istenir? Veraset ilamının hukuka veya maddi gerçeğe aykırı hükümler içermesi nedeniyle mağdur olan kişiler görevli ve yetkili mahkemeye...

Detaylar

Miras nedeniyle istihkak (tereke) davası

Miras nedeniyle istihkak (tereke) davası nedir? Miras nedeniyle istihkak davası, miras yoluyla intikal etmiş olup terekeye dahil olan menkul malların üçüncü kişilerin elinde olması halinde açılan dava türüdür. Para ve ziynet eşyası menkul hükmünde olduğundan miras bırakanın sağlığında borç (ödünç) olarak vermiş olduğu para, altın, döviz vb. malların iadesi (ödenmesi) istenebilir. Miras hukukumuzda geçerli olan külli halefiyet prensibi gereğince terekeye dahil tüm hak ve borçlar, miras bırakanın vefat tarihi itibariyle yasal mirasçılara geçer. Yasal mirasçılar dışında kalan ve atanmış mirasçı dediğimiz, vasiyetname yoluyla kendisine bir miktar malvarlığı bırakılan vasiyet alacaklılarının böyle bir talep ve dava hakkı bulunmamaktadır. Kime karşı açılır? Miras bırakana ait olduğunu bildiğimiz ancak başkalarının elinde olan malvarlığına ilişkin olarak mirasçılar, açacakları bir dava ile mirasçı sıfatıyla sahip...

Detaylar

Tereke (Miras) Paylaşımı ve Miras Taksim Sözleşmesinden Doğan Davalar

TEREKE PAYLAŞIMINA İLİŞKİN MİRAS TAKSİM SÖZLEŞMESİ DAVALARI Miras bırakan kişinin (müteveffanın) vefatının ardından yasal varisler kendi aralarında anlaşarak mirasa konu menkul - gayrimenkul (taşınır - taşınmaz) malvarlığının (miras hukukundaki tabiri ile tereke'nin) tümünü veya bir kısmını paylaşabilirler. Miras mallarının (terekenin) paylaşımına ilişkin düzenlenecek sözleşmenin yazılı olması yeterli olup Noter tarafından düzenlenmesi zorunlu değildir. Ancak ispat kolaylığı ve özellikle tapuda işlem (tescil, intikal, feragat vb.) yapılması gereken durumlar için Noterlikçe düzenleme şeklinde yapılması ve özellikle devre konu taşınmaz veya taşınmazların tapu sicil kayıtlarının (ada, pafta, parsel) tam ve doğru olarak yazılmasında yarar vardır. Miras taksim sözleşmeleri çoğunlukla birbirlerine akraba olan kimseler arasında ve nadiren de vasiyetname yoluyla mirasçı tayin edilen kişilerin katılımı ile gerçekleşmektedir. Akrabaların başlangıçta anlaştıkları hususlarda sonradan aralarında anlaşmazlığa düşmeleri,...

Detaylar