İptal Ve Tenkis Davaları – Miras Sözleşmesinden Doğan Davalar

22.11.2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Miras Hukuku” başlıklı Üçüncü Kitabının İkinci Bölümünde "Ölüme Bağlı Tasarruflar" başlığı altındaki Altıncı ve Yedinci Ayırımda İptal ve Tenkis Davaları ile Miras Sözleşmesinden Doğan Davalarla ilgili hükümler yer almaktadır: ÖLÜME BAĞLI TASARRUFLARIN İPTALİ VE TENKİSİ A. İptal davası I. Sebepleri Kanun, ölüme bağlı tasarruf olarak adlandırılan vasiyet ve miras sözleşmelerinin iptali için aşağıdaki dört sebebi saymıştır. Bu nedenlerden birine dayanarak iptal davası açılabilir: Tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada, örneğin akli melekelerin yerinde olmadığı, bunama, demans gibi doğru düşünme ve karar verme yeteneğini olumsuz etkileyen hastalıkların etkisi altında yapılmışsa, Yanılma, yanıltma, aldatma, korkutma veya zorlama gibi iradeyi etkileyen nedenlerle yapılmışsa, Vasiyetin veya miras sözleşmesinin içeriği, tabi olduğu koşullar veya taraflara yüklediği edimler hukuka...

Detaylar

Yasal Mirasçılık Nedir?

Yasal Mirasçılık Hayatını kaybetmiş bir kişinin mirasında hakkı olan kişiye yasal mirasçı denilmektedir. Ayrıca yasal mirasçı dışında, hayatını kaybetmiş kişi mirasının tamamını ya da bir kısmını soyundan gelmemiş bir kişiye de bırakabilir. Bu tarz mirasçıya ise atanmış mirasçı denir. Her ikisi de Türk Medeni kanununa göre yasa halinde mevcut bulunmaktadır ve haktır. Türk Medeni Kanun'un 495 ve 501'inci maddelerinde açık olarak bu durumlar belirtilmiştir. Kanun'a göre yasal mirasçı, miras bırakan kişi ile kan bağı olan, alt soyunda yer alan, evlatlığı ve eşini kapsamaktadır. Atanmış mirasçı ise yine Türk Medeni Kanun'un 495 ve 501'inci maddelerinde belirtildiği üzere, miras bırakan kişinin kendi hür iradesi ile belirlediği kişi veya kişileri kapsamaktadır. Miras'ta Mal Paylaşımı Nasıl Belirlenmektedir? Medeni Hukuka göre mal paylaşımı sırasında yasal...

Detaylar

Muvazaa Ve Mirastan Mal Kaçırma Nedir?

Muvazaa Nedir?  Muvazaa, kişilerin üçüncü kişileri aldatmak ve yanıltmak amacı ile; sözleşme yapma konusunda anlaşmalarıdır. Taraflar; gerçek iradelerine uymayan, görünüşte geçerli olmasına rağmen, aralarında hüküm ifade etmeyen bir sözleşme yapar. Mesela, mirastan mal kaçırmak; muvazaa işlemlerine dahil olabilmektedir. Kişi sahip olduğu taşınmazları, üçüncü kişilere satış yoluyla  tapuda devreden miras bırakan; muvazaalı bir işlem yapmış olur. Çünkü tarafların görünürde yaptığı satış işleminin asıl amacı, mirastan mal kaçırma işlemidir. Bu sebeple; görünüşte yapılan satış işlemi de, tarafların aralarında gizli olarak yaptıkları sözleşme de; geçersizdir. Muvazaa şartlarının tam olarak gerçekleşmesi için, aşağıda açıklanan üç koşulun bir arada bulunması gerekmektedir: - Tarafların gerçek amaçlarıyla yaptıkları işlemler arasında, bilerek ve de isteyerek yapılan bir uyumsuzluk olmalıdır. - Üçüncü kişileri aldatma amacı olmalıdır. - Tarafların muvazaalı işlem yapma konusunda, kendi...

Detaylar

Muvazaa Davaları

Muvazaa, diğer adıyla danışıklı işlem davaları gerçek olmadığı halde gerçekmiş gibi hukuki sonuç doğuran işlem ve tasarruflara ilişkindir. Burada söz konusu olan görünüşte dış dünyaya karşı sonuç doğuran hukuki işlem veya tasarrufun gerçek işlem veya tasarrufu saklamasıdır. Gerçekte bağışlama amacıyla yapılan bir devirin satış gibi gösterilmesi halinde muvazaa söz konusudur. Muvazaalı (danışıklı) işlemler çoğu kez mirasçıdan veya alacaklıdan mal kaçırma gayesi ile yapılır. Bir babanın, kız çocuklarının mirastan eşit faydalanmasını engellemek için bir kısım gayrimenkulü henüz sağken erkek çocuklarının üzerine geçirmesi halinde mirasçıdan mal kaçırma maksatlı muris muvazaasından söz edilir. Yine bir gerçek veya tüzel kişinin hacizden kurtulmak için mal varlığını üçüncü kişilerin üzerine geçirmesi halinde de alacaklıdan mal kaçırma maksatlı borçlu muvazaası söz konusudur. Muvazaa davaları dediğimiz davaların yasal...

Detaylar

Miras Taksim Sözleşmesinden Doğan Davalar

TEREKE PAYLAŞIMINA İLİŞKİN MİRAS TAKSİM SÖZLEŞMESİ DAVALARI Miras bırakan kişinin (müteveffanın) vefatının ardından yasal varisler kendi aralarında anlaşarak mirasa konu menkul - gayrimenkul (taşınır - taşınmaz) malvarlığının (miras hukukundaki tabiri ile tereke'nin) tümünü veya bir kısmını paylaşabilirler. Miras mallarının (terekenin) paylaşımına ilişkin düzenlenecek sözleşmenin yazılı olması yeterli olup Noter tarafından düzenlenmesi zorunlu değildir. Ancak ispat kolaylığı ve özellikle tapuda işlem (tescil, intikal, feragat vb.) yapılması gereken durumlar için Noterlikçe düzenleme şeklinde yapılması ve özellikle devre konu taşınmaz veya taşınmazların tapu sicil kayıtlarının (ada, pafta, parsel) tam ve doğru olarak yazılmasında yarar vardır. Miras taksim sözleşmeleri çoğunlukla birbirlerine akraba olan kimseler arasında ve nadiren de vasiyetname yoluyla mirasçı tayin edilen kişilerin katılımı ile gerçekleşmektedir. Akrabaların başlangıçta anlaştıkları hususlarda sonradan aralarında anlaşmazlığa düşmeleri,...

Detaylar