İştirak Nafakası Davası Nedir?

İştirak nafakası, boşanma durumunda velayeti alan ebeveyn için karşı taraftan talep edilen bir nafaka çeşididir. Bu nafaka tarafların talebi olmaksızın hakim tarafından verilen hükümler ile de ibraz edilmektedir. İştirak nafakası için ergin olmayan çocuklar göz önüne alınmakta ve eşlerin boşanma davası sürecindeki kusurları dikkate alınmamaktadır. Mahkeme tarafından başta tedbir nafakası olarak belirlenen ödeme daha sonrasında iştirak nafakasına çevrilmektedir. İştirak nafakasının isimlendirilmesi tarafların boşanma ya da ayrılık kararlarının kesin olarak ibraz edilmesinden sonra yapılmaktadır. Velayet sahibine nafaka bağlanması ile yetişkin olmayan çocuğun temel giderlerinin karşılanması amaçlanmaktadır. Temel giderler ise; sağlık, barınma, eğitim ve buna benzer harcamalar olarak sıralanmaktadır. Nafaka miktarı ise ödeyen ebeveynin mali gücü göz önüne alınarak belirlenmektedir. İştirak nafakaları Türk Medeni Kanunu kapsamında Aile Mahkemeleri’nin görev sınıfına dahil olmaktadır....

Detaylar

Soybağının (Nesebin) Reddi – Babalık Davası

Soybağının veya nesebin reddi davası baba veya çocuk tarafından babalık karinesinin iptali için açılmaktadır. Bu davalar anne ve çocuk ya da anne ve babaya karşı açılabilmektedir. Davaya başvurulma sebebi ise nüfusta baba olarak kayıtlı kişinin çocuğun gerçek babası olmadığı iddiasıdır. Baba ve çocuk arasındaki yasal bağ soybağının reddi ya da babalık davası ile iptal edilebilmektedir. Soybağının Reddi Davasında Görevli Mahkemeler Soybağının (nesebin) reddi davasında yetkili kurum Aile Mahkemeleri’dir.  Burada tarafların herhangi birinin ikamet ettiği, yerleşim yeri mahkemesi soybağının reddine bakabilmektedir. Yine çocuğun doğum yerindeki ilgili makamlar da bu davanın kabulünü yapmaktadır. Soybağının Reddi Davasında Kabul Edilen İspat Vasıtaları  Soybağının reddi davasının seyri çocuğun evlilik içinde doğup doğmadığına bakılarak değişmektedir. Burada evliliğin 6. ayından sonra dünyaya gelen bebekler, evlilik içerisinde sayılmaktadır....

Detaylar

Nafaka Davası Ve Nafaka Çeşitleri

Nafaka, Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde, "Geçinmek için gerekli olan şeylerin bütünü, geçimlik" şeklinde tanımlanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda dört çeşit nafaka düzenlenmiştir. Bunlar; - Tedbir Nafakası - İştirak Nafakası, - Yoksulluk Nafakası ve - Yardım Nafakası'dır. Tedbir Nafakası Boşanma davasının açılmasından önce veya açılmasından sonra herhangi bir eşin veya ergin durumda bulunmayan çocukların geçinebilmesini sağlayacak bir tutar üzerinde hükmedilen bir nafaka türüdür. Boşanma davası kesinleşmeden önce açılan tedbir nafakası davasında, mahkeme, yeni bir karara varana kadar devam eder. Bu doğrultuda verilen bir karar koşulların değişmesi ile eşlerden birinin açacağı uyarlama davası ile mahkeme tarafından nafaka tutarı artırılabilir, azaltılabilir veya tamamen ortadan kaldırılabilir. Boşanma davası kesinleştikten sonra ise tedbir nafakası tamamen ortadan kalkabileceği gibi yoksulluk ve iştirak nafakası şeklinde de...

Detaylar

Velayet Davası Ve Velayetin Değiştirilmesi / İptali

Velayet Davası Nedir?  Reşit olmayan bir çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Herhangi yasal bir sebep olmadıkça velayet, anadan ve babadan alınamaz. Hâkim, bir vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanmış ergin çocuklar da; ananın, babanın velayeti altında olurlar. Velayet davası; çocuğun velayeti kendisinde olmayan eşin, öbür eşe karşı açtığı bir aile hukuku davasıdır. Velayet davaları, her zaman aile mahkemesinde açılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’na göre velayet; çocukların bakım, eğitim, öğretim, korunma ile temsil görevlerini kapsar. Ana ve babanın hak ve ödevleri; çocuklarına bakmak, gözetmek, yaşamsal ihtiyaçları sağlamak; yetiştirilmelerini ve eğitim ihtiyaçlarını yerine getirmektir. Dürüst, kötü alışkanlıklardan uzak, ahlâk sahibi, çalışkan ve bilinçli bir insan olarak yetiştirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Velayetin kaldırılması ile değiştirilmesi şartları gerçekleşmedikçe, ananın ve babanın velayet görevlerine müdahale olunamaz. Boşanma durumunda...

Detaylar

Katılma Alacağı Davası Nedir? Değer Artış & Katkı Payı

Katılma Alacağı Davası 1 Ocak 2002 tarihli 4721 Sayılı Medeni Kanun'un yürürlüğü girmesiyle yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Eski Medeni Kanun'da, evlilik birliği içinde bulunan eşlerden biri diğer eşin aldığı mallara, karşılık beklemeden katkı sunması durumunda bir katkı isteyebileceği yönünde yürürlükte bulunan bir madde yoktu. Ancak bu kanun kapsamında Yargıtay Kararları ile bir uygulama geliştirilmiş ve bir eş, diğer eşin aldığı mala katkı sunmuşsa, katkı payı isteyebileceği kabul edilmişti. Bu duruma da pratikte katkı payı alacağı davası adı verilmekteydi. 4721 sayılı Medeni Kanunun 227. maddesi ile katkı payı alacağı kavramı "değer artış payı" kavramı adı altında yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre ; " taraflardan birisi diğer tarafa ait bir malın edinilmesi, iyileştirilmesi veya korunması amacıyla herhangi ya da uygun bir karşılık...

Detaylar

Boşanmada Maddi Ve Manevi Tazminat Davası

Evlilik birliğinin görevli ve yetkili mahkemenin kararı neticesi ile sona ermesi halinde, boşanmaya taraf olanlardan kusursuz durumda veya daha az kusurlu durumda bulunan eş, kusurlu veya diğer taraftan daha fazla kusurlu durumda olan eşten maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir. Bu şekilde bir tazminatın talep edilebilmesi için, talepte bulunan taraf ya kusursuz olmalı ya da diğer taraftan daha az kusurlu olmalıdır. Maddi ve manevi tazminat davasında, tazminat talep eden tarafın boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle mevcut olan veya mevcut olabilecek menfaatlerinin boşanma sebebiyle zedelenmesi yani maddi bir zarara uğraması ile maddi tazminat davası, kişisel haklarına bir ihlal meydana gelmişse de manevi tazminat açabilir. Hem maddi hem de manevi tazminat davası aynı anda da açılabilir. Boşanma Durumunda Maddi ve Manevi Tazminat...

Detaylar

Evliliğin İptali Davası

Evliliğin iptali davası, Medeni Kanun ile düzenlenmiştir. 4721 sayılı Medeni Kanun’un 145-160. Maddeleri arasındadır. Evlilik iptali ile boşanma arasında farklar bulunur ve aynı değillerdir. Aradaki asıl fark: Evlilik iptali davasında evliliğin evlilik sözleşmesine uygun yapılmadığı dolayısıyla evliliğin iptal olması gerektiği savunulur. Boşanma davasında ise geçerliliği olan evliliğin karşı tarafın kusurlu bulunması ile sonlandırılması gerektiği iddia edilmektedir. Evliliğin İptali İle Boşanma Arasındaki Farklar Evlilik iptali ve boşanma aile hukukuna girmektedir. Evliliğin iptali hukuki olarak geçersiz yapılan ya da sonradan geçersiz hale getirilen evliliğin mahkeme kararı ile iptal edilmesidir. Fakat boşanma ise hukuken geçerliliği olan evliliğin tarafların ortak iradeleri sonucunda evliliğin mahkeme kararı ile sonlandırılmasıdır. Medeni Kanun’da Evliliğin Son Bulması Medeni Kanun’da evliliğin son bulması için belirli usuller gerekmektedir. Bu usuller; boşanma...

Detaylar

Aldatma & Zina Nedeniyle Boşanma Davası

Boşanma davaları incelenirken özel ve genel olarak iki ayrı kategoride sınıflandırılmaktadır. Boşanma davaları görünürken evlilik süresince yaşanan aldatma olayları için özel bir yargılama yapılmaktadır. Bu özel yargılama usulü Medeni Kanun’un 161. maddesi içeriğinde detaylı bir biçimde açıklanmaktadır.  Aldatma kanunlar çevresinde evlilik süresince üçüncü bir kişi ile yaşanan cinsel münasebettir. Öpüşme ya da sarılma gibi diğer hususlar aldatma tanımında incelenmemektedir. Özel durumlar arasında kabul edilen aldatma olayları, ispatlandığı durumda karşı tarafa kusur bulunmaksızın boşanma sağlanmaktadır. Dava süresince aldatılan kişinin eşine söylemiş olduğu hakaretler de aldatma olgusu düşünülerek göz önüne alınmamaktadır. Dava İçin Geçerli Sayılan Deliller Aldatma sebebi ile açılan boşanma davalarında dava kararı için aldatmanın ispatlanması gerekmektedir. Bu ispatlar yapılırken her türlü delilin mahkemeye sunulmasına izin verilmektedir. Tanık ifadeleri, telefon görüşme...

Detaylar

Boşanma Davası Nasıl Açılır

Toplumun en önemli yapı taşı ailelerdir. Ancak zaman içerisinde çeşitli nedenlerden ötürü aile yapısı içerisinde boşanma olayları söz konusu olabilmektedir. Aile içindeki anlaşmazlık ve çözümsüzlüklerin giderilemediği noktalarda maalesef çiftler boşanma yoluna başvurmak zorunda kalmaktadırlar. Medeni hukuk kuralları çerçevesinde boşanma olayları anlayışla karşılanabilir ve tarafların birbirleri ile anlaşarak süreci tamamlamaları sağlanabilmektedir. Kaç Tür Boşanma Davası Vardır? Her davalarda olduğu gibi boşanma davaları da kendi içerisinde türlere ayrılabilmektedir. Çözümsüzlük sürecinin sonlandırılması için açılan boşanma davaları çekişmeli davalar ve anlaşmalı davalar olarak iki ayrı başlıkta görülmektedir. Çekişmeli Boşanma Davaları: Anlaşmalı boşanma davaları kapsamına girmeyen bütün davalar çekişmeli boşanma davası olarak değerlendirilmektedir. Bir tarafın açtığı boşanma davası çekişmeli boşanma davasıdır. Bu durumda mahkemenin seyri kanıt ve şahitlerin dinlenmesi ile uzayabilmektedir. Anlaşmalı Boşanma Davaları: Anlaşmalı...

Detaylar

Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir?

Evliliğin mahkeme kararı sonrasında sona ermesi ile evlilik birliği süresince elde edilmiş olan malların eşler arasında eşit olarak paylaşılması esasıdır. Mal paylaşımı için açılacak olan dava boşanma davası ile aynı anda açılamaz. Bu davanın kesinleşmesi ve evlilik birliğinin sona ermesi gerekmektedir. İki dava aynı anda açıldığı takdirde ise boşanma davası kesinleşinceye kadar mahkeme tarafından karar bekletilir. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren de taraflar arasında mal paylaşım davası görülmeye başlanır. Boşanan taraflar arasında mal paylaşımı için şu taleplerde bulunabilir; - Katılma Alacağı, - Katkı Payı Alacağı - Değer Artış Payı Alacağı Mal Paylaşımı Davası'nda sadece evlilik birliği kurulu olduğu sürece edinilen malların paylaşımı görülebilir. Evlilik birliğinin kurulmasından önce edinilen malların paylaşımı dava sürecine dahil edilemez. Boşanmadan sonra malların paylaşımı sırasında şu şekilde...

Detaylar