Arsa Payı Düzeltme Davalarında Önemli Hususlar

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 3. maddesinde; kat mülkiyeti veya kat irtifakının, bu mülkiyete konu olan anayapının bağımsız bölümlerinden her birine kat irtifakının kurulduğu tarihteki, doğrudan doğruya kat mülkiyetine geçilme halinde ise, bu tarihteki değeri ile oranlı olarak tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulacağı, arsa paylarının bağımsız bölümlerin değeri ile oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibinin arsa payının düzenlenmesi için mahkemeye başvurabileceği hükme bağlanmıştır. GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME Arsa payının düzeltilmesi istemine ilişkin davalar Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde incelenerek karara bağlanır. Görevli Mahkeme yasa gereği Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetki ise taşınmazın bulunduğu yere göre belirlenir. Buna göre arsa paylarının düzeltilmesi talebiyle açılacak davalar taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk...

Detaylar

7226 sayılı Kanun’un Geçici 1. ve 2. maddesi

26 Mart Perşembe günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesine göre süreler 30/04/2020 tarihine kadar işlemez ve 1/3/2020 - 30/6/2020 tarihileri arasında kira bedelinin ödenmemesi fesih ve tahliye nedeni oluşturmaz.   GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar...

Detaylar

Karantinaya Uymama Suçu ve Cezası

Anayasamızın 13. maddesine göre "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir." 15. maddeye göre ise "Savaş, seferberlik (…)10 veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir." Anayasanın belirlediği temel hak ve özgürlükler rejimine göre, bireysel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması ancak savaş, seferberlik veya olağanüstü hal ilanı ile mümkündür. İnsanlık tarihinde eşi veya benzeri nadir görülen güncel Corona Virüs (Korona Virüsü - Covid-19) tehditi altında bile olsa temel hak ve özgürlüklerin sınırlayan hükümet tasarrufları yasal dayanağını Anayasadan almak zorundadır. 1930 tarihli Umumi Hıfzısıhha Kanunu her ne kadar...

Detaylar

Corona Virüsü (Koronavirüs) ile İlgili Alınan Tedbirlere Uymamak Suç Mu?

TCK Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitabının "Topluma Karşı Suçlar" başıklı Üçüncü Kısmının "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlıklı Üçüncü bölümünde, Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma başlığı altındaki 195. maddesi hükmüne göre; "Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." Yasa metnine göre suç oluşturan eylem "yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymamak"tır. Yetkili makam, Cumhurbaşkanlığı, Sağlık Bakanlığı gibi hükümet organlarından biri olabileceği gibi idare teşkilatı içindeki kamu kurumları veya adli makamlar dahi olabilir. Ayırt edici unsur, madde metnindeki "karantina" ifadesidir. Kanun koyucu karantina kurallarına uymamayı kamu sağlığına karşı bir suç olarak görmüş ve cezai yaptırıma bağlamıştır. Bu şekilde...

Detaylar

İdari İşlemlere Karşı İptal Davası Açılması

İdare tarafından yapılan faaliyetler idari işlem olarak adlandırılır. İdare hukuka aykırı işlem yaparsa bu işlem sakat kabul edilir, iptali gerekir. Bu yüzden idari işlemin iptali davası nedir sorusuna verilecek en güzel cevap idarenin yaptığı işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönünden hukuka aykırı olması ve kişilerin menfaatlerini ihlal etmesi halinde idari yargıda açtıkları dava türü olduğudur. Açılan iptal davasında idari yargı işlemde hukuka aykırılık tespit ederse bu işlemi iptal eder. İdari işlemin türüne göre idare mahkemesi, vergi mahkemesi, bölge mahkemesi ve Danıştay yetkili olabilir.   İptal Davasının Açılması İptal davası için belli süreler öngörülmüştür. Bu sürelere riayet edilmezse iptal davası açılamaz. İptal davası açabilmek için medeni hukuktaki gibi ehliyet sahibi olmak yeterli değildir. İdarenin iptale konu olan işleminin kişinin...

Detaylar

Tam Yargı Davası – İdareye Açılan Tazminat Davası

İdare kurumlarının yaptığı eylem sonucunda her hangi bir kişinin uğradığı zararı gidermek için, zarar gören şahıs tarafından açılan yargı davasına tam yargı davası denilmektedir. Bu tarz davalar maddi manevi tazminat davaları içerisinde yer almaktadır. Bu yüzden idareye karşı açılan tazminat davası özel hukuktaki tazminat davalarına benzemektedir. Ayrıca tam yargı davaları iptal davalarıyla birlikte açılacağı gibi, iptal davaları sonlandıktan sonra bağımsız olarak devam etmektedir. Tam yargı davalarında görevli mahkemeleri, idare mahkemeleri, vergi mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştay olmaktadır. Bu doğrultuda vergi ve irada mahkemeleri ilk derece mahkeme konumunda yer almaktayken, istinaf ve temyiz yoluyla Bölge İdare Mahkemeler ve Danıştay görev almaktadır. Ayrıca görev uyuşmazlıkları ve görevsizlik durumları da Danıştay tarafından karara bağlanmaktadır. Tam Yargı Davasının Çeşitleri Nelerdir? İdare hukukuna göre...

Detaylar

Tam Yargı Davasından Ne Anlamalıyız?

İdare deyince aklımıza bir kurum veya kuruluşun yönetildiği makam veya yer gelir. İdareler tarafından yürütülen birçok iş ve eylem mevcuttur. İdare tarafından yürütülen iş ve eylemler nedeniyle kişilerin uğramış oldukları maddi veya manevi zararı tazmin etmek amacıyla açtıkları dava türüne “Tam Yargı Davası” denir. Tam yargı davası idare aleyhine açılır. Özel hukukta belirtilen alacak veya tazminat davasına benzer bir davadır. Tam yargı davası alacak tazmini amacıyla açılmışsa, idare tarafından yapılan iş veya eylemin iptali davası ile birlikte de açılabilir veya önce iptal davası, daha sonra da idareye tazminat davası açılabilir. Tam Yargı Davasına Bakmakla Yükümlü Mahkemeler Hangileridir? Ülkemizde yargı sistemine göre, davalar öncelikle ilk derece mahkemelerde açılır. Bu mahkemelerin kararı sonrasında İstinaf ve temyiz mahkemeleri davaları yürütür. Tam yargı davalarında...

Detaylar

Fatura Ve Ticari Alacakların Takibi

Fatura ve Faturanın Düzenlenmesi Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari İşletme" başlıklı Birinci Kitabının "Tacir" başlıklı Birinci Kısmında A) Ticari İşletme ve B) Tacir başlıkları altında ilgili tanım ve kurallara yer verildikten sonra C) Tacir olmanın hükümleri başılığı altında önce Genel Hükümler sonra da Özel Hükümler düzenlenmiştir. TTK md. 21'in "Fatura ve teyit mektubu" başlığı altındaki birinci ve ikinci bentleri faturanın konusu, içeriği ve itiraz süresi hakkındaki hükümleri içermektedir. T.T.K. md. 21: "(1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu...

Detaylar

Vergi Mahkemesi Görev Ve Yetki Alanları Nelerdir?

Kişilerin ve kurumların ödemekle yükümlü oldukları vergiler, harçlar ve vergi daireleriyle olan tüm uyuşmazlıkları konusunda görevlendirilen mahkeme, vergi mahkemesi olmaktadır. İptal ve tam yargı davalarının tümüne bakmakla olan vergi mahkemelerinin görevi İdari Yargılama Usulü Kanunun 1. maddesinde düzenlenmiştir. Yasalara göre vergi mahkemelerinin görevini kapsadığı alanlar itibariyle özel mahkemeler olarak kabul edilmesini sağlamıştır. Ayrıca vergi mahkemeleri ilk derece mahkeme statüsünde yer almaktadır. Genel görevli mahkemeler olarak işleyen idare mahkemeleri genel görevli mahkemelerdir. O yüzden vergi mahkemesinin idari davalara bakması yargı usulüne göre uyuşmazlığa sebep olacaktır. Mali konularda benzerlik gösteren davalarda başvuru sırasında yapılan hatalar, bu uyuşmazlığa sebep olmaktadır. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında kanunun "Genel Mahkemeler"de görüleceğini bildirdiği bazı davaların Asliye Hukuk Mahkemelerinde görüldüğünü de unutmamak gerek. Vergi mahkemeleri özel mahkemeler...

Detaylar

Vergi Mahkemesi Ne Demektir?

Devletin ve yerel yönetimlerin kamu hizmetlerinde harcanması şartıyla, doğrudan veya dolaylı yoldan vatandaşlardan ve kurumlardan topladığı paraya vergi denir. Devletin topladığı vergi ve cezalara ilişkin olarak açılan iptal veya tam yargı davalarına bakmakla görevli idari mahkemeler İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince vergi mahkemesi olarak isimlendirirler. Vergi mahkemeleri ilk derece mahkemedir. Vergi mahkemesi kanunda açıkça yetki verilmediği sürece idari davalara bakamaz. Vergi mahkemeleri 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri, Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun ile teşkil edilmiştir. Mahkemelerin bölgesel anlamda sorumluluk alanını Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler Vergi mahkemelerin almış olduğu kararların istinaf mahkemesi Bölge İdare Mahkemesi, temyiz mahkemesi ise Danıştay’dır. Vergi Mahkemeleri Hangi Davalara Bakar? Vergi mahkemesi görevi nedir? Diye soracak olursak, vergi mahkemesi görevi vergi,...

Detaylar