Tereke (Miras) Paylaşımı ve Miras Taksim Sözleşmesinden Doğan Davalar

TEREKE PAYLAŞIMINA İLİŞKİN MİRAS TAKSİM SÖZLEŞMESİ DAVALARI

Miras bırakan kişinin (müteveffanın) vefatının ardından yasal varisler kendi aralarında anlaşarak mirasa konu menkul – gayrimenkul (taşınır – taşınmaz) malvarlığının (miras hukukundaki tabiri ile tereke’nin) tümünü veya bir kısmını paylaşabilirler. Miras mallarının (terekenin) paylaşımına ilişkin düzenlenecek sözleşmenin yazılı olması yeterli olup Noter tarafından düzenlenmesi zorunlu değildir. Ancak ispat kolaylığı ve özellikle tapuda işlem (tescil, intikal, feragat vb.) yapılması gereken durumlar için Noterlikçe düzenleme şeklinde yapılması ve özellikle devre konu taşınmaz veya taşınmazların tapu sicil kayıtlarının (ada, pafta, parsel) tam ve doğru olarak yazılmasında yarar vardır.

Miras taksim sözleşmeleri çoğunlukla birbirlerine akraba olan kimseler arasında ve nadiren de vasiyetname yoluyla mirasçı tayin edilen kişilerin katılımı ile gerçekleşmektedir. Akrabaların başlangıçta anlaştıkları hususlarda sonradan aralarında anlaşmazlığa düşmeleri, taksim sözleşmesi hükümlerini uygulamak istememeleri, imzaladıkları sözleşme nedeniyle sonradan pişman olmaları gibi durumlar uyuşmazlığa neden olmakta ve hukuk uygulamasında “Miras Taksim Sözleşmesinden Doğan Davalar” olarak adlandırdığımız türden davaların açılması söz konusu olmaktadır.

Miras Taksim Sözleşmesinden Doğan Davalar’ın başlıca örnekleri aşağıdaki gibidir:

– Miras Taksim Sözleşmesi gereği tapu iptal ve tescil davaları:

Sözleşme hükümlerine aykırı bir tescil yapıldıysa bunun iptali veya sözleşme gereği tapuda devri gereken (ev, arsa, daire, tarla, işyeri, dükkan vb.) taşınmazın tescili için açılan davalar birer örnektir.

– Miras Taksim Sözleşmesinden doğan alacak davası:

Miras taksim sözleşmesinin tarafları terekeye dahil olan menkul malvarlığı (nakit para, mevduat, hisse senedi, altın, ziynet eşyası vb.) için aralarında yaptıkları anlaşma gereği kendilerinde kalmaları gereken ancak diğer bir mirasçının elinde olan kısmının tahsili için dava açabilirler. Veya aralarındaki anlaşma gereği denkleştirme esasına göre bir mirasçıya bırakılan taşınmaz karşılığında diğer mirasçılara belli bir miktar para ödenmesi gerektiği ödemeye yanaşılmaması halinde miras taksim sözleşmesine dayalı alacak davası açılabilir.

– Miras Taksim Sözleşmesinin iptali davası:

Miras taksim sözleşmesinin tarafları, sözleşme yaparken hataya düştükleri, sözleşmenin esaslı unsurları hakkında yanıldıkları, kandırıldıkları veya tehdit ve korkutma vb. nedenlerle istemedikleri halde sözleşmeyi imzaladıkları iddiasında iseler mahkemeye müracaatla miras taksim sözleşmesinin iptalini ve geçersiz sözleşmeye dayalı olarak verdiklerinin iadesini isteyebilirler. İptal davalarının bir yıllık hak düşürücüye tabi olduğu hatırlanmalı ve hata veya hilenin fark edildiği, tehdit ve korkutmanın ortadan kalktığı veya tesirini yitirdiği andan itibaren en geç bir yıl içinde dava açılmalıdır. Sözleşme gereği taraflardan birinin eline geçen diğerlerine nazaran aşır (fahiş) miktarda fazla ise “aşırı yararlanma” (eski tabiriyle gabin) nedenine dayalı olarak da iptal istenebilir.

Son olarak Miras Taksim Sözleşmesinden doğan davalardan iptal davasına ilişkin dilekçe örneği için aşağıdaki linki tıklayınız:Miras Taksim Sözleşmesinin İptali için Dava Dilekçesi örneği

Türk Medeni Kanunu’nun mirasla ilgili hükümlerini incelemek isteyenler için Kanunun tam metni aşağıda pdf formatında sunulmaktadır.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu Tam Metni
Mevzuatın güncel (en son değişiklikleri içeren) halini her zaman http://www.mevzuat.gov.tr/ adresinden pdf veya word formatında indirebilirsiniz.