Eşlerden birinin ölmesi halinde mal rejimi tasfiyesi

Eşlerden birinin ölmesi halinde mal rejimi tasfiyesi nasıl olur?

Eşler arasındaki mal rejimi Medeni Kanun’un dördüncü bölümünde düzenlenmektedir. Eşler kendi aralarında başka bir mal rejimi sözleşmesi yapmadığı takdirde “edinilmiş mallara katılma rejimi” uygulanır.

Evlenmeden önce veya evlendikten sonra eşler aralarında anlaşarak Medeni Kanun hükümleri dairesinde farklı bir mal rejimini kabul edebilirler. Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler.

Bkz. Evlenmeden önce yapılan mal ayrılığı sözleşmesi örneği

Eşler arasında başka mal rejimi seçilmemişse yeni Medeni Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170. m ), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği ölüm tarihine kadar ( TMK.nun 225/2. m ) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir ( TMK.nun 202.m ).

Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır:

  1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler,
  1. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,
  1. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
  1. Kişisel mallarının gelirleri,
  1. Edinilmiş malların yerine geçen değerler.

Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:

  1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
  1. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
  1. Manevi tazminat alacakları,
  1. Kişisel mallar yerine geçen değerler.

Mal rejimi (ölüm veya boşanma nedeniyle) sona erince eşler öncelikle

Tasfiye talebinin konusu nedir?

1.743 sayılı eski Medeni Kanun’a göre yasal mal rejimi olan “mal ayrılığı rejimi” döneminde edinilen mallar yönünden “Katkı Payı Alacağı” söz konusudur.
2.4721 sayılı yeni Medeni Kanun hükümlerine göre “edinilmiş mallara katılma rejimi” kapsamında edinilen mallar yönünden, “Katılma alacağı” ve “Değer artış payı alacağı” söz konusudur. (TMK md.227. 236),
3. Edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde edinilen veya eski Medeni Kanun döneminde edinilmiş olup da edinilmiş mallara katılma rejimine kayden malik eşin kişisel malı olarak giren mallar yönünden ise Değer artış payı söz konusudur. (TMK md.227,230)

Sağ kalan eş kendisi dışında kalan yasal mirasçılara karşı veya diğer mirasçılar sağ kalan eşe karşı mal rejiminin tasfiyesi için dava açabilirler.

Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda belirlenecek katılma alacağı terekeye ait borç olup, mirasçıların miras paylaşımından önce ödenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Terekeye ait borç ödendikten sonra kalan miktar, mirasçılar arasında miras payları oranında paylaşılır. Tereke borçlarından bu sıfatını kaybetmemiş tüm mirasçılar, kişisel olarak ( 4721 s.lı TMK 599/2 m ) ve müteselsilen ( TMK 641 m ) sorumludurlar.

Katılma alacağı nedir? Nasıl Hesaplanır?

1-Katılma alacağı şahsi hak niteliğinde bir nisbi alacak hakkıdır,

2-Katılma alacağı kanundan kaynaklanmaktadır,

3-Ölümle sona eren edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi, ölen eşin terekesinin paylaşılmasının bir ön koşulu olarak ortaya çıkmaktadır,

4-Katılma alacağı terekenin öncelikle ve peşin ödenmesi gereken borçları arasında yer almaktadır,

5-Katılma alacağı, mirasbırakanın borcudur,

6-Miras bırakanın ölümü ile borçlu olma sıfatı mirasçılarına geçer ve mirasçılar TMK’nun 641. maddesine göre borçlardan müteselsilen sorumludurlar,

7-Sağ kalan eş, hem katılma alacağı nedeniyle tereke alacaklısı ve hem de tereke borcundan dolayı mirasçı sıfatıyla tereke borçlusudur. Bu durumda alacaklı ve borçlu sıfatı sağ kalan eşte birleşmiş durumdadır,

8-Katılma alacağı alacaklısı miras payı oranında tereke borçlarından sorumludur,

9-Sağ kalan eşin katılma alacağını aldıktan sonra borca batık mirası ( terekeyi ) reddetme hakkı vardır,

10- Edinilmiş malların rayiç değerleri tasfiye anındaki (yani karar tarihine en yakın tarihteki) değerlerine göre hesaplamaya esas alınır ( TMK. m. 235/1 ), açılacak davanın sürecine göre ölüm tarihi ile karar tarihi arasında uzun süre geçmiş olabilir ( 3-5 yıl, hatta daha fazla olabilir ),

11- Sağ eşin aldığı katılma alacağı, ölenin evlilik süresince edindiği mallara katkısının bir karşılığıdır,

12-Mal rejiminin tasfiyesinde yetkili ve görevli mahkeme Aile Mahkemesidir,

13-Katılma alacağı oranı kanun gereği 1/2 ( yarısı ) olup, sabit bir oran olarak belirlenmiştir ( TMK. 236/1 ),

14-Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesine konu mallar kural olarak edinilmiş mallardır.

Miras (Tereke) tasfiyesi nedir? Nasıl yapılır?

1-Terekeden doğan hak şahsi hak niteliğinde bir nisbi alacak hakkı olmayıp, miras hukukundan kaynaklanan bir ayni hak, yani bir ayni paylaşımdır.

2-Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur. ( TMK. m. 641/1 ),

3-Terekenin tasfiyesine konu mallar murisin hem kişisel malları ve hem de edinilmiş mallarıdır.

4-Terekenin net miktarının ( net terekenin ) bulunması için öncelikle tasfiyede sağ kalan eşin katılma alacağının çıkarılması gerekmektedir. Böylece terekenin tasfiyesinden düşecek paydan önce, eş mal rejiminin tasfiyesinden düşecek paya sahip olacaktır.

5- Miras, miras bırakanın ölümü ile açılır. Miras bırakanın sağlığında yapmış olduğu mirasla ilgili kazandırmalar ve paylaştırmalar terekenin ölüm anındaki durumuna göre değerlendirilir ( TMK. m. 575 ), yani terekedeki tüm kişisel ve edinilmiş malların sürüm değeri ölüm anındaki ( tarihindeki ) durumuna göre saptanır,

6-Katılma alacağı alacaklısının miras hakkı, ölenin mirasçısı olması nedeniyle aldığı bir karşılıktır,

7- Terekenin tasfiyesi ile ilgili tüm davalarda yetkili ve görevli mahkeme miras bırakanın yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesidir (TMK. m. 658 ),

8- Sağ eşin yasal miras payı birinci zümre ile 1/4, ikinci zümre ile 1/2, üçüncü zümre ile 3/4 ve hiç mirasçı kalmamış ise tamamıdır (TMK. m. 499 ), yani miras payı diğer mirasçıların akrabalık derecesine göre değişmektedir,

9- Sağ kalan eşin mirasçılık sıfatı sona ermiş olsa da ( mirastan feragat, mirası ret, mirastan çıkartma, mirastan yoksunluk gibi ) yasal mal rejimi tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağını mirasçılardan isteyebilir, mirastan feragat ve mirasın reddi, katılma alacağı bakımından feragat anlamına gelmez,

10-Terekenin ( mirasın ) paylaşımı için kanunda herhangi bir süre yer almamaktadır. TMK’nın 642. maddesine göre, mirasçılardan her biri, sözleşmeye veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir (TMK. m. 639, istihkak davası için zamanaşımı söz konusudur ).